Konya Haberler , Haberediyoruz - Konya Haberleri , Son Dakika Haberleri , Yerel Haberler
Muhammed Özyiğit

Muhammed Özyiğit

Merkez Bankaları Devletlerin mi? - II

Bir önceki yazımızın devamı niteliğinde olan konumuza kaldığımız yerden devam edelim, inşallah.

İngiltere'deki operasyon tamamlandıktan sonra Rotschild Ailesi yönünü Amerika'ya döndü. 1817 yılında Amerika Kongresi ülkenin özel sektör tarafından kontrol edilen merkez bankası Second Bank of the United States'in kuruluşuna izin verdi. 4 bine yakın yatırımcı bankanın yüzde 80'ini elinde bulundururken, sadece yüzde 20'si Amerikan Federal Hükümete aitti. Amerika'nın önde gelen zenginlerinin kontrol ettiği bankanın bin kadar yatırımcısı Avupalı'ydı. Banka 1836'ya kadar faaliyet gösterebildi.

1837-1862 yılları arasında resmi bir merkez bankası olmaksızın faaliyet gösteren ABD, 1837-1913 arası ulusal bankaların aktif olduğu dönemi yaşadı.

AMERİKA MERKEZ BANKASI ÖZEL SEKTÖRÜN KUCAĞINA NASIL DÜŞTÜ? 1907 yılında yaşanan finansal krizde Amerikalılar bankalara hücum etmiş, halktaki paniği dindirmek ve finans sistemine güveni sağlamak için 1908 yılında Başkan Theodore Roosevelt Ulusal Para Komisyonu kurulmasına karar vermişti. Halk arasında güçlü bir merkez bankasına ihtiyaç olduğu hissi uyandırmak için bu panikler şarttı. Bir benzer panik 1893 yılında yaşanmış. J.P. Morgan, Amerikan devletine borç vererek ülkeyi iflastan kurtarmıştı. Roosevelt'in kurduğu komisyon bir çalışma grubu oluşturup Kanada, Meksika, İngiltere, Fransa ve Almanya'ya gidip merkez bankası sistemlerini inceledi. 300 bin dolar masrafla 1909-1912 yılları arasında 30'a yakın rapor yayınladı.

JEKYLL ADASI'NDA GİZLİ TOPLANTI Komisyonun ülke ülke gezdiği dönemde 22 Kasım 1910 akşamında New Jersey'nin Hoboken şehrinde ülkenin en tepe noktasındaki finans baronları gizli bir toplantı için trene binmeye hazırlanıyordu. Kimse neden bir arada olduklarını, nereye gittiklerini ve ne konuşacaklarını bilmiyordu. Grubun misyonunun ne olduğu yıllar sonra anlaşıldı. Georgia eyaletinin Jekyll Adası'ndaki bir malikânede gerçekleştirilen ve Amerika'nın gidişatını değiştiren gezi, özel sektör kontrolünde bir Amerikan Merkez Bankası nasıl kurulabilir sorusuna cevap bulmak içindi.

Ulusal Para Komisyonu'nun başkanı olan ve kendisi de zengin bir bankacı aileden gelen Senatör Nelson Aldrich'in başını çektiği heyette, Frank Vanderlip (National City Bank of New York'ın başkanı ve Rockefeller Ailesi'nin temsilcisi), Henry P. Davison (J.P. Morgan Company'nin ortağı), Charles D. Norton (J.P. Morgan'ın kontrol ettiği First National Bank of New York'un başkanı) ve Paul Warburg (Kuhn, Loeb & Company yatırım bankası yöneticisi) yer aldı.

Paul Warburg'a çalıştığı şirketten ABD'de merkez bankası kuruluşuna lobi yapması için yıllık 500 bin dolar maaş bağlanmıştı. Warburg'un kendisi gibi Alman Yahudisi olan ortağı Jacob Schiff'in dedesi de Rotschild Ailesi ile Frankfurt'ta 'Green Shield'' diye bilinen beş katlı büyük bir evi paylaşmıştı.

Amerikan merkez bankasını kurmak için uğraş veren heyette yer alan Avrupa'nın en büyük üç bankacı ailesi Rotschild, Schiff ve Warburg aynı zamanda evlilikle yoluyla birbirleri ile akrabaydı. Heyet Başkanı Senatör Aldrich'in kızı Rockefeller'in veliahtı John D. Rockefeller ile evliydi. (Çiftin beş çocuklarından David daha sonraki yıllarda J.P. Morgan Chase'in başkanlığını da yaptı)

Toplantıdan 3 yıl sonra 22 Aralık 1913'te oylamaya katılanların büyük bir kısmının Noel tatilinde olduğu bir gece yapılan oylama ile Amerikan Merkez Bankası yasası 60 hayır oyuna karşın 298 evet oyuyla (Federal Reserve Act) önce Kongre'de kabul edildi. 76 üye oylamaya katılmadı. Ertesi gün Senato yasayı 43 evet, 25 hayır oyuyla onadı. 27 senatör oylamaya katılmadı. Daha önce yasaya hayır diyeceğini söyleyenler de evet yönünde oy kullandı. 1912 seçimlerinde aldığı finansal destek karşılığında “'Başkan olması durumunda Federal Reserve Yasası'nı onaylayacağını” söyleyen Başkan Woodrow Wilson sözünü tuttu.

Wilson'un daha sonra söylediği, ''Farkında olmadan ülkemin geleceğini mahvettim,'' sözü tarihe geçti. Amerika tarihinde suikast girişiminde bulunulan 9 başkanın hepsinin Federal Reserve'in kontrolüne karşı çıkan isimler olması bir tesadüf olarak tarihte yerini aldı.

1816 yılında Bank of England'ın özel sektörün eline düşmesinden yaklaşık 100 yıl sonra Amerika Merkez Bankası da özel bankaların kontrolüne geçti. Kurulan 12 ayrı merkez bankasının sahipleri Rothschild's (Londra ve Berlin), Lazard Brothers (Paris), Israel Moses Seaf (İtalya), Kuhn, Loeb & Co. (Almanya ve New York), Warburg & Company (Hamburg, Almanya), Lehman Brothers, Goldman, Sachs, Rockefeller Kardeşler oldu.

Peki, Fobes Dergisi’nin her yıl yayınladığı dünyanın en zengin 500 kişisinin içinde her ne hikmetse yukarıda belirttiğimiz ailelerden pek listeye giren olmaz. Neden mi ? Şu örnekten de kolaylıkla anlaşılacağı gibi bunlar kendilerini gizlerler ve ortaya başka birilerini sürerler. 1. Dünya Savaşı'nda J.P. Morgan Amerika'nın en zengin adamı olarak biliniyordu. Ölümünden sonra anlaşıldı ki, J.P. Morgan Rothschild'in destek verdiği adamlarından biriydi. J.P. Morgan, Amerika'nın devleri GE, Dupont, AT&T, General Motors'u finans eden finansördü. Morgan'ın ortağı Edward Grand ise uzun yıllar Bank of England'ta Rotschild Ailesi'ne çalışan bir bankacıydı.

Allah’a emanet olunuz.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Hava Durumu

Namaz Vakitleri

Haber Scripti: Medya İnternet